samimi olmak

Eğitimcilik, konusu ne olursa olsun özünde insanlar arası iletişimin çok güçlü akması gereken mesleklerden biri. Anlatmak, anlaşılmak ve anlamak istiyoruz eğitimlerde. Bilgimiz, içeriğimiz ne kadar güçlü olursa olsun, iletişim kurmak zorundayız ve bu iletişimde başarılı olmak istiyorsak ilk adımı samimi olmakla atmalıyız.
Samimiyet, dilimizi değiştirmeden, bildiklerimize inanarak, bilmediklerimizi kabul ederek, empati kurarak ve ekibin karşısında değil yanında durarak yakalanan bir duygu. Bizler eğitim süreçlerimizde samimi olmaya çok önem veriyoruz ve başarıya ilk adımı şeffaflıkla atıyoruz. Ya göründüğümüz gibi oluyoruz, ya da olduğumuz gibi görünüyoruz.

ilham vermek

Bilgimizi, şirketin ya da katılımcıların ihtiyaçlarına entegre etmek ve katma değer yaratacak değerde içerikler sunmak, üzerinde en çok çalıştığımız konu. Ancak, eğitimlerin sadece bilgi aktarmak olmadığına inanıyoruz. Eğitimler sonucu katılımcılarda daha çok öğrenme isteği yaratabilirsek, yeni alanlara ilgi duymalarını sağlayabilirsek ve en önemlisi sahip oldukları bilgilerin daha etkin kullanımına yardımcı olabilirsek mutlu oluyoruz.
Gerek zamansızlık, gerek farkında olmamak ve gerekse inançsızlık nedeniyle ertelenen iş adımlarını, eğitimleri takip eden kısa süre içinde atmak üzere motive olan katılımcılar, başarı öykümüzü yazarken en büyük desteğimiz oluyor. İlham vermeyi çok önemsiyoruz.

karşılıklı öğrenmek

Sonu olmayan bir yolculuk öğrenme… Özelikle yeni bir sektörle ya da markayla tanıştığımızda öğrenme heyecanımız daha da artıyor. O sektörün ürün yapısını, iç dinamiklerini, rekabet koşullarını çok detaylı bir şekilde çalışıyoruz. Çünkü, bizler kimseden daha fazla bir şey bilmiyoruz. Sadece edindiğimiz bilgiler ve deneyimle ve elbette ki sunum yöntemlerimizle insanların bildiklerini hatırlamalarına ve etkin bir şekilde kullanmalarına yardımcı oluyoruz.
Eğitim sürecinde ise karşılıklı öğrenme daha da keyifli bir alışverişe dönüşüyor. Örneklemeleri birlikte çalışırken, katılımcıların da deneyimlerini dinliyoruz. Vakaları birlikte çözerken, bambaşka bakış açılarına şahit olmanın keyfini yaşıyoruz. Sürekli öğreniyoruz. Öğrendikçe daha da başarılı oluyoruz.

deneyimlemek

Yetişkin eğitimlerinde başarı yaşayarak öğrenmekten geçiyor. Bizler gerek bireysel gerekse iş yaşantımızda biriktirdiğimiz değerler ve deneyimlerle eğitim ortamına katılıyoruz. Bazı zamanlar doğru bildiğimizi kullanamıyoruz veya yanlış bildiğimizi davranış biçimi haline dönüştürüyoruz. Değişimin kolay olmadığı yetişkinlik döneminde, ancak deneyimleyerek, diğer bir deyişle neden-sonuç ilişkisi kurmak yoluyla öğreniyoruz.  Bunun bir adım ötesinde ise, öğrendiklerimizi ancak bireyselliğimizle ilişkilendirirsek uyguluyoruz.
Bu gerçek  doğrultusunda eğitimlerimizi ağırlıklı olarak uygulamalar, örneklemeler ve tüm katılımcıların sorumluluk üstelenecekleri vaka çalışmaları üzerine kurguluyoruz.

etik olmak

Etik olmanın ve etik davranmanın bir ayrıcalık değil, sürecin doğal bir parçası olduğunu biliyoruz. Ancak bizlerin etik davranma anlayışının temelini “ yaşanmış bilgileri” aktarmak oluşturuyor.  Kendi iş hayatımızda yaşadığımız ve uygulayarak başarı elde ettiğimiz konuları katılımcılarla paylaşıyoruz. İnandıklarımızı paylaşıyoruz, teoride yer alsa da başarısını yaşamadığımız konuları içeriklerimize dahil etmiyoruz.
Etik davranma anlayışımızın bir diğer yansıması ise  rekabete saygı. Rekabet avantajı yaratma hedefi ile düzenlenen eğitim projelerinde kurumun bir parçası hatta sırdaşı oluyoruz. Dolayısıyla süreli eğitim projelerinde müşterimizin rakibi olan firmalarla çalışmama ilkesini benimsiyoruz. Çünkü biz, müşterimizle birlikte yürümek ve müşterimizle birlikte büyümek istiyoruz.

eğlenceli olmak

Oyun oynamayı, hangi yaşta olursak olalım çok seviyoruz. Gülerek pozitif enerjimizi yansıtıyoruz, eğlenirken maskelerimizden arınıyoruz. Ve eğlenceli ortamın, öğrenme sürecini olumlu etkilediğini biliyoruz, deneyimliyoruz.
Eğitimlerimizin vazgeçilmez parçası olan oyunları hazırlarken bizler de çok eğleniyoruz. Bazen rol çalışmalarında şansımıza düşen karakteri canlandırıyoruz, bazen grubun en sakininin karşısına sabır zorlayacak kişilikte bir müşteri çıkartıyoruz, kimi zamansa bulmacalarla içeriği güçlendiriyoruz. Ve içimizde yaşayan çocuğu asla ihmal etmiyoruz.